Yeni bölümümüzde, Londra Ekonomi Okulu bünyesinde profesörlük yapan ve özellikle sivil toplum, küreselleşme ve çatışma çözümleri alanındaki çalışmalarıyla tanınan siyaset bilimci Mary Kaldor’un Yeni ve Eski Savaşlar: Küresel Çağda Örgütlü Şiddet adlı eserini inceliyoruz.
Kitabın ana konusu, Clausewitz’in tanımladığı “eski savaş” kavramının anakronik hale gelmesi ve buna karşı geliştirilen “yeni savaş” kavramının farklılıkları üzerinden şekillenmektedir. Bu çerçevede, “eski savaş” modelinin nükleer silahların icadı, askeri ittifakların ulusaşırılaşması ve küreselleşme gibi sebeplerden dolayı günümüzü açıklamakta yetersiz kaldığı detaylıca ele alınmaktadır. Kitaba göre 15. ve 18. yüzyıllar arasında modern devletin inşasıyla şekillenen eski model; düzenli orduların karşı karşıya geldiği ve savaş ile barışın daha net ayrıldığı bir yapıya dayanırken, günümüzde bu ayrımlar büyük ölçüde bulanıklaşmıştır. Kitapta, yeni savaş dönemine özgü bu bulanıklaşmalar üzerinde durulmuş; özellikle gücü elde etmek için ötekinin hedef alınmasını sağlayan “kimlik siyaseti” kavramının altı çizilmiştir. Kimlik siyaseti etrafında şekillenen süreçte nüfusu yerinden etmek, korku yaratmak ve demografik yapıyı dönüştürmek temel stratejiler haline gelmiş, buna bağlı olarak şiddetin yönü askerlerden sivillere kaymıştır. Aynı zamanda düzenli milli orduların yerini dağınık yapılardan oluşan silahlı unsurlar almış ve savaş ekonomisi yasadışı bir eksene kaymıştır. Askeri, ekonomik ve politik boyutlarıyla ele alınan farklılıklar, kitapta verilen savaş örnekleriyle somutlaştırılmış; eski savaş modeliyle yürütülen çatışmaların günümüz neden yetersiz kaldığı sorusu bu örneklerle yanıtlanmıştır. Verilen örnekler hem tarihsel hem coğrafi olarak geniş bir yelpazeye yayılırken, Bosna Savaşı yazar için yeni modelin bir laboratuvarı niteliği taşımaktadır.
Kitabın sonlarında ise yeni savaş modeline yönelik çözüm önerileri ele alınmakta; geleneksel güvenlik anlayışını aşan bu yaklaşımda çözüm, ulusal sınırları aşan ve insan haklarını merkeze alan “kozmopolit bir kolluk gücü” anlayışının geliştirilmesinde aranmaktadır.
Kitabı Değerlendiren: Sıla Akgül – Araştırma Asistanı
















