Ortadoğu jeopolitiği ve güvenlik stratejileri üzerine akademik çalışmalarıyla tanınan Orhan Karaoğlu, bu eserinde 1979 Devrimi’nden günümüze İran’ın bölgesel hamlelerini ideolojik ve stratejik bir perspektifle ele almaktadır. Yazar, çalışmasında 1979 Devrimi’nden başlayarak, 2003 Irak işgaline ve nihayetinde Arap Baharı’na uzanan süreçte İran dış politikasının Şiilikle olan kopmaz bağını disiplinlerarası bir yöntemle analiz etmektedir. Kitabın birinci bölümü, devrimin Velayet-i Fakih esasına dayalı teokratik bir rejim kurmasıyla Şiiliğin devleti meşrulaştıran ve dış dünyada nüfuz sağlayan “stratejik bir kültür aracı” haline gelişini ele almaktadır.
İkinci bölüm, 2003 Irak işgalini bölgesel dengeleri sarsan ana kırılma noktası olarak görmekte; “Şii Uyanışı” söylemleri üzerinden İran-Suudi Arabistan rekabetinin stratejik bir beka mücadelesine nasıl dönüştüğünü sergilemektedir.
Üçüncü bölümde ise Arap Baharı’nın yarattığı otorite boşluğunda İran’ın, “Mehdilik” ve “Kutsal Yerlerin Müdafaası” söylemleriyle Şii milis güçleri üzerinden nasıl bir güç projeksiyonu oluşturduğu detaylandırılmaktadır. Çalışmanın sunduğu temel perspektiflerden biri, Şiiliğin İran için sadece bir araç olmadığını, din ile dış politikanın birbirini beslediği “simbiyotik bir ilişki” içinde bulunduğunu savunmasıdır.
Yazar, İran’ın bu süreçte hem realizm hem de sosyal inşacı yaklaşımları birleştiren bir “hibrit strateji” izlediğini ileri sürerek, mezhebi güç kullanımını literatüre kazandırdığı “Teopower” kavramıyla tanımlamaktadır. Sonuç olarak çalışma, İran’ın bu teopolitik hamlelerle fiilen bir “Şii Yaşam Sahası” (Shia Lebensraum) inşa etmeye çalıştığını vurgulayarak, konuyu klasik uluslararası ilişkiler teorilerinin ötesine taşımaktadır.
Kitabı Değerlendiren: Sıla Akgül – Araştırma Asistanı















