İngiliz Marksist tarihçi Eric Hobsbawm Küreselleşme, Demokrasi ve Terörizm adlı eserinde; Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından dünyadaki barış ve istikrar ortamının sanılanın aksine daha karmaşık ve tehlikeli bir hâl aldığını öne sürmektedir. Bu süreçte gelişen teknolojisi ve askeri üstünlüğü sayesinde ABD’nin oluşturduğu tek kutuplu dünya düzeninin yarattığı karmaşalardan bahsetmiş ve bu yeni düzenin sürdürülemezliği üzerinde durmuştur. Bu çarpıcı eleştirilerin ardından yazar, 21. yüzyılın bir barış yüzyılı olma ihtimalinin son derece düşük olduğunu savunmaktadır.
Soğuk Savaş döneminde başlayan silahlanma yarışının belirli bir düşmana karşı değil, olası bir tehdit ve teröre karşı olduğunu savunanların güvenlik endişesini sertçe eleştirir. Hobsbawm bu kontrolsüz silahlanma sürecini modern çağın barbarlaşması olarak yorumlar. Küreselleşme yoluyla hafif silahların kolayca yayılabildiğini, bu durumun terör tehdidini artırdığını, hatta istikrarlı devletlerin bile birlikte yaşamayı öğrenmek zorunda kaldığını söyler. Hobsbawm’a göre 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin başlattığı “teröre karşı savaş” politikası, küresel düzen açısından terörizmin kendisinden daha büyük bir tehdit yaratmıştır. Bunun nedeni, bu politikanın uluslararası kurumların bağımsızlığını zayıflatması ve büyük güçlerin özellikle ABD’nin etkisi altında hareket etmelerine yol açmasıdır.
Barış, işbirliği ve düzeni korumak için kurulan kurumlar, ABD’nin tek taraflı müdahaleleri karşısında işlevsizleşmiş ve küresel meşruiyetlerini kaybetmiştir.Hobsbawm ayrıca Britanya İmparatorluğu ile Amerikan hegemonyasını karşılaştırır. Britanya, doğrudan sömürgeler aracılığıyla kontrol sağlayarak daha kurumsallaşmış bir hâkimiyet kurmuştu. Buna karşılık ABD’nin hegemonya stratejileri, askeri üstünlük ve teknolojik güç üzerine kurulmuş olup çok daha kırılgandır. Sonuç olarak Hobsbawm, modern dünyada gücün tek bir merkezde toplanmasının imkânsız olduğunu; terörizm, küreselleşme ve demokrasi gibi kavramların siyasi amaçlar doğrultusunda araçsallaştırıldığını belirtir.
Kitabı Değerlendiren: Zeynep İrem Yenigün – ODAP stajyeri
















